|
Bu sitede her istediğinizi bulmak için çalışacağım...Eksikleri lütfen yazın.!
|
|
Türk Edebiyatı
TÜRKÇE'NİN TARİHİ GELİŞİMİ VE DEVİRLERİ
2-KUTADGU BİLİG
________________________________________________
Kutadgu bilig tabiri onun muhtevasını da adeta dile getirmektedir. İnsana her iki dünyada gerçekten kutlu olmak,mutlu yaşamak için gerekli yolu göstermeyi amaçlayan bu kitap, aruz vezni ile yazılmıştır. Nazım şekli mesnevidir. Ancak pek az miktarda dörtlüklerde vardır.
Kutadgu Bilig'in Karahanlılar çağının siyasi ve kültürel bakımdan önemli bir merhalesini temsil eder. Kutadgu Bilig,alegorik bir münazara karakterindedir. Münazaranın kahramanları dört kişiden ibaret olmakla beraber,genel olarak ağırlık noktalarını,iki kişi arasındaki konuşmalar temsil ve teşkil eder. Kutadgu Bilig,dil özellikleriyle olduğu kadar düşünce derinliği ve zevk inceliğiyle de yeni bir çığır açan şaheserlerdendir. Türk edebiyatında ondan daha eski manzum mesnevimiz yoktur. Türk dilini İslami ilk büyük abidesi olduğu nisbette,Türk edebiyatının da geçmişi geleceğe bağlayan güçlü bir kültür mirasıdır.
Kutadgu Bilig,hem devlet teşkilatı,hem de toplumdaki fertler ve onların toplum içindeki mevkileri ve görevleriyle ilgilidir. Eserin temelinde kamil insan kavramı yatmaktadır. Özellikle insanı geliştiren ve güçlendiren faziletler dikkati çeker: Bilgi edinmek,okumak,güzel yazmak,çeşitli bilimlere vukuf,sevilen milli sporlara ve maharetlere değer vermek başta gelir. Kutadgu Bilig'de tasvir edilen hayat ve idealleştirilen kişiler,sadece şairin devrindeki hayat ve şahsiyetler değildir. Ondan çok daha önceki bir zamana aittir.
Bir yönü ile bir nasihatname niteliğinde olan Kutadgu Bilig,başka yönü ile de bir siyasetname karakterindedir.
Devamı Haftaya...
________________________________________________
Kastamonu Atasözleri
-Akrabanla varış geliş et, alış veriş etme.
-Kadın var külü aş yapar, kadın var unu taş yapar.
-İmam ölür sarığı kalır, çingene ölür körüğü kalır.
-Sana bana gelmezler, üne gelirler.
-Kendi karnına sığmayan sır, kimsenin karnına sığmaz.
-Anasının kucağında uyuyan çocuğun yüreği yağlanır.
-Değirmende yoğurt öğünmez.
GAZEL
Hâsılım yok ser-i kûyunda belâdan gayrı
Garazım yok reh-i aşkında fenâdan gayrı
Ney-i bezm-i gamem ey âh ne bulsan yele ver
O da yanmış kuru cisminde hevâdan gayrı
Perde çek çehreme hicran günü ey kanlu sirişk
Ki gözüm görmeye ol mâhlikadan gayrı
Yetti bi-kesliğim ol gayete kim çevremde
Kimse yok çizgine gird-âb-ı belâdan gayrı
Bozma ey mevc gözüm yaşı habâbın ki bu seyl
Komadı hiç imâret bu binadan gayrı
Bezm-i aşk içre Fuzûli nice âh eylemeyem
Ne temettu' bulunur neyde sadâdab gayrı
Fuzili
|
|
|
KALDIRIMLAR
________________________________________________
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında,
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa karışan noktasında
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
********************************
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
Bu gece yarısında iki kişi uyanık:
Biri benim, biri de uzayan kaldırımlar.
*******************************
Içimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler.
Simsiyah camlarını üzerime dikiyor
Gözleri çıkarılmış bir âmâ gibi evler.
********************************
Kaldırımlar, ıstırap çekenlerin annesi,
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur ses kesilince sesi,
Kaldırımlar, içimde uzayan bir lisandır.
*******************************
Bana düşmez can vermek yumuşak bir kucakta,
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum.
Slm.İsteklerinizi bize yazın....
Bana ulaşmak için....TIKLA....
Edebi Akımlar
________________________________________________
TANIM
________________________________________________
Belli bir tarihsel süreçte edebiyatı, tür ve yazarın milliyeti bakımından herhangi bir ayrım olmadan şekilsel ve içeriksel olarak etkileyen belli üslup, duygu ve düşünce dizisidir. Belli başlı edebi akımlar, klasizm, romantizm (coşumculuk), parnasizm (sanat sanat içindir), naturalizm (doğalcılık), sembolizm (simgecilik), idealizm (ünanimizm), realizm (gerçekçilik), fütürizm (gelecekçilik), dadaizm, gerçeküstücülük (sürrealizm), letrizm (harfçilik), varoluşçuluk (egzistansiyalizm), personalizm (kişilikçilik) olarak sıralanabilir.
KLASİZM
Edebiyatta eski Yunan ve Roma sanatını temel alan tarihselci yaklaşım ve estetik tutumdur. Yeniden doğuş diye adlandırılan Rönesans döneminde gelişmiştir. Bu akımın izleri bir önceki dönemde Rebelais ve Montaigne’de, hatta Aristotelestedir. Klasizmin temel öğeleri kendi içinde soyluluk, akılcılık, uyum, açıklık, sınırlılık, evrensellik, idealizm, denge, ölçülülük, güzellik, görkemliliktir. Yani bir eserin klasik sayılabilmesi için bu özellikleri barındırması gerekmektedir. Kısaca klasik bir eser, bir üslubun en yetkin ve en uyumlu ifadesini bulduğu eserdir. Klasizm temellerini Rönesans aristokrasisinden alır. Klasizm bir bakıma aristokrasinin akımıdır.
Devamı Haftaya...
|
|
|
TÜRK EDEBİYATINDA DÖNEMLER
İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK EDEBİYATI
________________________________________________
Türklerin İslamiyet'e girmeden önce meydana getirdikleri edebiyattır. Sözlü ve yazılı olmak üzere ikiye ayrılır.
________________________________________________
SÖZLÜ EDEBİYAT
________________________________________________
Her toplumda olduğu gibi Türklerde de kendine özgü sözlü edebiyat ürünleri vardır. Bu ürünler eski Türk topluluklarının sığır,şölen ve yuğ adını verdikleri törenlerden doğan ürünlerdir.
Sığır: Av törenlerine denir.
Şölen: Kurban törenlerine denir.
Yuğ: Yas,ölüm törenlerine denir.
________________________________________________
İslamiyet Öncesi Türk Şiirinin Özellikleri:
________________________________________________
________________________________________________
*Hece ölçüsüyle söylenmiştir.(7’li,8’li,12’li)
*Yarım kafiye kullanılmıştır.
*Nazım birimi dörtlüktür.
*Dildeki kelime sayısı sınırlı kalmıştır.,yabancı dillerin etkisi yoktur
*Tabiatla iç içe oldukları için sanatçılar benzetmelerde tabiattan yararlanmışlardır.
*Şiirlerde işlenen konular:kahramanlık,yiğitlik,ölüm,savaş ve aşktır.
SÖZLÜ ÜRÜNLER
KOŞUK
*Dörtlüklerle söylenilir.
*Hece vezni kullanılmıştır.Yiğitlik,aşk,tabiat gibi konular işlenir.
*Halk edebiyatındaki karşılığı koşmaDivan edebiyatındaki karşılığı gazeldir.
*Kafiye düzeni aaab cccb dddb şeklindedir.
Sagu
*Devlet büyüklerinin ölümü üzerine duyulan acıyı dile getirmek için söylenen şiirlerdir.
*Kafiye düzeni koşuktaki gibidir.
*Halk edebiyatındaki karşılığı "ağıt", Divan edebiyatındaki karşılığı "mersiye"dir.
Kısa ve özlü sözlerdir.Atasözünün yerine kullanılmıştır.
Milletlerin zihinlerinde derin etki bırakan savaş,göç,afet,kıtlık gibi olayların etkisiyle söylenmiş,uzun manzum hikayelerdir.
*Olayların toplumda derin izler bırakmış olması.
*Olay ve kişilerin olağanüstü nitelikler göstermesi.
*Tanrıların olaylara karışması.
*Milli dil ve nazım şekilleriyle söylenmesi
|
|
|
|